Cevdet Yılmaz: Üniversitelerimizi küresel yeteneklerin buluştuğu cazibe merkezi haline getireceğiz

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türk yükseköğretiminin küresel cazibesini arttırma yönünde bu yıl önemli bir karar alındığını, 2027'de başarılı uluslararası öğrencileri araştırma görevlisi kadrolarına alarak, üniversiteleri küresel yeteneklerin buluştuğu birer cazibe merkezi haline getirmeyi öngördüklerini ifade etti.

17 Eyl 2026 - 16:02 YAYINLANMA
Cevdet Yılmaz: Üniversitelerimizi küresel yeteneklerin buluştuğu cazibe merkezi haline getireceğiz

Cumhurbaşkanı Yardımcısı  Yılmaz, Orta Doğu Teknik Üniversitesinin (ODTÜ) ev sahipliğinde düzenlenen "Araştırma Üniversiteleri Destek Programı (ADEP)" toplantısının açılışında konuştu.

Üniversiteleri sadece eğitim ve araştırma kurumu olarak değil, kalkınmanın önemli bir parçası ve aktörü olarak değerlendirdiklerini belirten Yılmaz, üniversitelerin araştırma gücünün, bir ülkenin kalkınma vizyonunun en temel yapı taşlarından biri olduğunu vurguladı.

September 17, 2026

Türkiye ekonomisini daha rekabetçi ve yüksek katma değer üreten bir yapıya kavuşturmanın, bilimsel bilgi birikimi ile sanayi ve üretim sahası arasındaki sistematik bağın güçlendirilmesine bağlı olduğuna işaret eden Yılmaz, "Bu nedenle üniversitelerimizin araştırma birikimini ve kapasitesini ülkemizin ihtiyaç duyduğu alanlara yöneltmelerini ve elde ettikleri sonuçları ekonomik ve toplumsal faydaya dönüştürmelerini stratejik bir öncelik olarak görüyoruz." dedi.

Yılmaz, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde yükseköğretimdeki büyük kazanımları, araştırma kalitesini ve yetkinlikleri, insan odaklı kalkınma politikalarıyla daha ileri taşıma gayreti içinde olduklarını dile getirdi.

"ADEP, model olarak kullanılması düşünülebilecek bir program"

Yılmaz, 20'si devlet, 3'ü vakıf olmak üzere 23 üniversitenin araştırma üniversitesi statüsünde bulunduğunu hatırlatarak, araştırma performansını istikrarlı biçimde geliştiren 10 üniversiteyi ise "Aday İzleme Programı" kapsamında takip ettiklerini belirtti.

ADEP'in bu yapı içerisinde araştırma üniversitelerine yönelik performans esaslı destek programı oluşturduğunu ifade eden Yılmaz, program kapsamında 20 devlet araştırma üniversitesine tahsis edilecek ödeneklerin yıllık performans sonuçlarına göre belirlendiğini, kaynakların ülkenin kalkınma öncelikleri ile üniversitelerin bilimsel yetkinlikleri doğrultusunda kullanılmasını hedeflediklerini dile getirdi.

Yılmaz, ADEP'in iyi uygulama örneği olarak diğer kamu harcama programlarında da model olarak kullanılması düşünülebilecek bir program olduğunu kaydetti.

ADEP için ayırdıkları kaynakları, 2022'den bu yana istikrarlı biçimde artırdıklarını anımsatan Yılmaz, şöyle konuştu:

"2022'de 188 projeye 115 milyon lira destek verirken, 2026'da merkezi bütçeden tahsis edilen 1,4 milyar lirayla 548 projeyi destek kapsamına aldık. 4 yılda proje sayısının yaklaşık 3 katına, destek tutarının da 12 katına ulaştığını görüyoruz. Komisyon değerlendirmeleri neticesinde, yaklaşık 1,9 milyar lira bütçeli 548 proje destek alacak. Bu bütçenin 1,4 milyar lirası merkezi bütçeden, geriye kalan 491 milyon lirası üniversitelerin kendi kaynaklarından sağlanıyor. Önümüzdeki dönemde de başarımızı, bütçedeki artış kadar, bu kaynağın ürettiği bilimsel sonuçlar ve ülkemize kazandırdığı iktisadi ve toplumsal etkiler bakımından değerlendireceğiz."

"Genç araştırmacıların üstleneceği rol güçlenecek"

Jeopolitik gerilimlerin arttığı, küresel düzeyde önemli kırılmaların yaşandığı bir dönemde olunduğunu belirten Yılmaz, "Bu tür kritik dönemlerde, belirsizliğin yükseldiği dönemlerde, istikrarını koruyan, doğru önceliklerle hareket edebilen ülkeler, dünyadaki sıralamada, hiyerarşide yükseliyorlar. Bunu yapamayan ülkeler ise büyük maliyetlerle karşı karşıya kalıyorlar." değerlendirmesinde bulundu.

Bu ortamda, kaynakları daha stratejik bir şekilde kullanmanın bir tercih değil, zorunluluk olduğunun altını çizen Yılmaz, projelerden beklentilerinin, "nitelikli yayınlar, yeni araştırmalar, yetişmiş insan kaynağı ve sahada doğrudan uygulanabilir sonuçlar" olduğunu söyledi.

Yılmaz, ADEP'in yeni dönemini, stratejik odak, etki, karşılaştırılabilirlik ve hesap verebilirlik temelinde şekillendirdiklerini ifade etti.

Özel sektörün hem kaynak hem de potansiyel olarak katkısı alınırsa bu projelerin ticarileşmesinin daha kolay olacağına, ülke ekonomisine katkısının da hızlanacağına işaret eden Yılmaz, ADEP'i, sadece kaynak sağlayan değil, araştırmanın bilimsel ve ekonomik etkisini her aşamada izleyen güçlü bir yapı olarak geliştirdiklerini dile getirdi.

ADEP'te yeni dönemin, süreçlerin dijitalleşmesi ve projelerin bağımsız uzmanlarca ortak ölçütlerde değerlendirilmesi üzerine kurulduğunu anlatan Yılmaz, şunları kaydetti:

"Yeni yapıda projelerin ölçeğine göre destek şartları ve beklenen çıktılar farklılaşacak. Sanayiyle ve uluslararası araştırma kurumlarıyla kurulan ortaklıklar değerlendirmede daha fazla karşılık bulacak. Genç araştırmacıların proje ekiplerinde üstleneceği rol güçlenecektir. Böylece üniversiteler yeni fikirleri büyüten, yeni araştırmacılar yetiştiren ve ülkemizin ihtiyaçlarına somut çözümler üreten çalışmalara daha fazla yönelecekler."

"6 üniversitenin ilk 500'e girmesi ilerlemenin tescili"

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, İŞKUR ve YÖK ile "Kampüs içinde daha nitelikli işlerde öğrencileri çalıştırabilir miyiz?", "İşgücü Uyum Programını, araştırma çalışmalarını destekleyici şekilde geliştirebilir miyiz?" diye görüştüklerini aktaran Yılmaz, "Örneğin bir öğrencimiz araştırma yapan bir laboratuvarda destek sağlayıcı bir çalışma yapabilir. Bunun karşılığında İŞKUR'dan hem belli bir miktar maaş alabilir hem de bu vesileyle araştırma dünyasına da girmiş olur." dedi.

AR-GE harcamalarının milli gelir içindeki payının 2002'de yüzde 0,5 iken 2024'te yüzde 1,5'e yakın hale geldiğini hatırlatan Yılmaz, "2002'de 238 milyar dolarlık bir ekonomiydi Türkiye. 2024'te 1,3 trilyon doları aştık. Bu senede inşallah 1,8 trilyonu aşacağız." ifadelerini kullandı.

AR-GE harcamasının yaklaşık 19 milyar dolara yükseldiğini aktaran Yılmaz, AR-GE personelinin 29 binden 310 bine yükseldiğini, yıllık patent başvurusunun ise 414'ten 8 bin 600'ün üzerine çıktığını söyledi.

Türkiye'nin, bilimsel yayın sayısı bakımından 2002'de dünyada 29'uncu sıradayken, geçen sene 15'inci sıraya yükseldiğini anımsatan Yılmaz, "Türkiye'ye her alanda ilk 10'da olmak yakışır. QS Dünya Üniversite Sıralaması 2027'de Türkiye'den 6 üniversitenin ilk 500'e girmesi de araştırma kapasitemizdeki ilerlemenin uluslararası alandaki tescilidir. İnşallah daha fazla üniversitemizi önümüzdeki yıllarda ilk 300'de sonra da ilk 100'de görürüz." diye konuştu.

PISA 2025 sonuçlarına değinen Yılmaz, "Türkiye'nin istikrarlı bir yönetimle, uzun vadeli bir perspektifle eğitime uzun dönemdir yaptığı yatırımların meyvelerini görmeye başladığımızı ifade edebilirim. İnşallah üniversitelerimizde de aynı sonuçları, daha iyisini hep birlikte göreceğiz." dedi.

"Ülkemizi, üniversitelerimizi, cazibe merkezi haline getireceğiz"

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Türk yükseköğretiminin küresel cazibesini arttırma yönünde bu yıl önemli bir karar alınmış durumda. 2027'de başarılı uluslararası öğrencileri araştırma görevlisi kadrolarına alarak üniversitelerimizi küresel yeteneklerin buluştuğu birer cazibe merkezi haline getirmeyi öngörüyoruz. Bu çok değerli bir şey. Bir anlamda ülkemize yönelik beyin göçünü destekleyici bir yaklaşım. Bundan dolayı YÖK Başkanlığımızı tebrik ediyorum. Üniversitelerimiz için de hayırlı olmasını diliyorum."

Uluslararası öğrencilerden başarılı olanların Türkiye'de kalmasını, ülke ekonomisi ve kalkınmasına katkı sunmasını sağlayıcı bir yaklaşımın geliştirilmesi gerektiğini belirten Yılmaz, bu konuda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve Dışişleri Bakanlığı ile Strateji ve Bütçe Başkanlığı ve YÖK'ün bir çalışma başlattığını söyledi.

Yetişmiş, nitelikli insan gücünün önemine işaret eden Yılmaz, "Bu konuda ülkemizi, üniversitelerimizi, cazibe merkezi haline getirecek, beyin göçünü destekleyici yeni programlara önümüzdeki dönemde destek olacağız." diye konuştu.

"Türkiye Cumhuriyeti, teknolojiyi tüketenlerin değil, üretenlerin ülkesi olarak geleceğe yürüyecektir"

Yılmaz, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıkladığı "Türkiye Stratejik Teknoloji İnsan Kaynağı Programı"na gençlerin başvurmasını önerdi.

"Çok kutuplu bir dünyada ülkemizi küresel bir güce dönüştürme vizyonumuzun taşıyıcı sütunlarından biri olarak üniversitelerimizi görüyoruz." diyen Yılmaz, Türkiye Yüzyılı'nı bilim ve teknolojide yeni atılımların yüzyılı haline getirmeye kararlı olduklarının altını çizdi.

Yılmaz, "Türkiye Cumhuriyeti, teknolojiyi tüketenlerin değil, üretenlerin, geliştirenlerin ülkesi olarak geleceğe yürüyecektir. Bu vizyonla, araştırma üniversitelerimizi ve nitelikli projelerini desteklemeye devam edecek, ADEP'i etkin kaynak kullanımı, performans odaklılık ve yüksek katma değer ilkeleriyle geleceğe taşıyacağız." diye konuştu.

ADEP'in gelişimine katkı sağlayan YÖK'e, Strateji ve Bütçe Başkanlığına, ev sahipliğinden dolayı ODTÜ'ye teşekkür eden Yılmaz, tüm araştırma üniversitelerini kutladı.

"2026 Yılı Performans Sıralaması"

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, konuşmasının ardından Araştırma Üniversiteleri 2026 Yılı Performans Sıralamasını açıkladı.

Birinci sırada Koç Üniversitesinin yer aldığı listede sırasıyla şu üniversiteler bulunuyor:

"Sabancı Üniversitesi, ODTÜ, İstanbul Teknik Üniversitesi, Yıldız Teknik Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi, İhsan Doğramacı Bilkent Üniversitesi, Ankara Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa, Gazi Üniversitesi, Atatürk Üniversitesi, Erciyes Üniversitesi, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, Ege Üniversitesi, Sakarya Üniversitesi, Gebze Teknik Üniversitesi, Marmara Üniversitesi, Fırat Üniversitesi, Karadeniz Teknik Üniversitesi, Bursa Uludağ Üniversitesi, Çukurova Üniversitesi."

Kaynak :
Trthaber.com

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: